ACI DENİZ

“Acı Deniz” Fatma Karabıyık Barbarosoğlu’ndan okuduğum ikinci kitap. Dilinin samimiyeti, olaylara bakış açısı o kadar güzel ki kitabın adı “Acı Deniz” olmasına ve genelde acı, özlem, arayışlar üzerine yazılmış hikayeler barındırmasına rağmen bunalıma ve isyana sürüklemiyor. Hatta yer yer tebessüm Okumaya devam et

YA NASİP 1

Durup dururken yeni bir yazı dizisi başlatmak nereden çıktı demeyin. Nasıl oldu ben de bilmiyorum. Zaten bu dizide amacım yazmaktan çok paylaşmak olacak. Nasibimize neler düşecek bakalım?



http://www.gercekhayat.com.tr/…/yasanmis-bir-savas-vatan-ve-ihanet/‎

RUHUN LABİRENTLERİ

Psikoloji kitapları sıkıcı, yavaş ilerleyen, sadece ehlinin okuyacağı kitaplardır genelde; ama, Ruhun Labirentleri özellikle ruh, benlik gibi konuları merak eden ve farklı bir bakış açısı görmek isteyen herkesin okuyacağı türde. Bize bir ayağımızı özümüze sabitleyip tüm dünyayı, medeniyetleri, düşünceleri tanıyabileceğimizi söyleyerek aslında en başta yapılması gerekeni, kendimizi övüp yermeden, doğrumuzu doğru yanlışımızı yanlış bilerek değerlendirmemiz gerektiğini anlatıyor. Yunus Emre’nin Okumaya devam et

YÜREKDEDE İLE PADİŞAH

Çocuklar masalsız kaldı. artık küçükler bile yağmurun karın yağmasına, gök kuşağına, uzun uzun akan ırmaklara, yoldan geçen arabalara, küçücük bir çiçeğe, kuzulara bakarak hayal kuramıyor. Rüyasız, hayalsiz nesiller çizgi filmleri izleye izleye masalları unutursa halimiz harap demektir. Bizim ne güzel masallarımız var oysa. Orta Asya’dan, Kafkasya’dan, Anadolu’dan, Ortadoğu’dan ve Balkanlardan derlene derlene gelen, adeta yolculuk yapar gibi geçtiği yerden ve anlatanından parçalar alan, çok gezip gören masallarımız çocuk uyutmaya değil eğitmeye yarar. Büyüklerin bile memnuniyetle dinleyeceği saraylar, kulübeler, şehzadeler, sultanlar, hanımzadeler, oduncular, periler, cinler, mücevherler, dağlar, taşlar, denizlerle örülü bir okuldur adeta. Yeterki bir anlatan-yazan ve dinleyen-okuyan bulunsun. Yürekdede İle Padişah benim de severek okuduğum, çocukların bayılacaklarına emin olduğum bir masal. Cahit Zarifoğlu’nun şair kimliği yanında çocukları düşünen baba ve masalcı kimliğini de yabana atmamak gerek. Ona ödül kazandıran bu kitapla kalplerimizi şenlendirmek, Yürekdede’yle hanımının yaylaya göçlerini ve yolda başlarına gelenleri merakla okumak, sonunda nasibimize düşen mücevherlerden almak günü değilmidir? Okumaya devam et